Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Giresun İl Başkanı Salih Akgün, ''söz konusu açıklamada yer alan “Arsa satışı ile borç ödenmez” ifadesinin mevcut süreç ve fiili durumla örtüşmediği kanaatini taşıdığımı da özellikle belirtmek isterim'' dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Giresun İl Başkanı Salih Akgün, CHP Giresun İl Başkanı’na yanıt verdi ''söz konusu açıklamada yer alan “Arsa satışı ile borç ödenmez” ifadesinin mevcut süreç ve fiili durumla örtüşmediği kanaatini taşıdığımı da özellikle belirtmek isterim'' dedi.
MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün, Hafta sonu mali genel kurulunu gerçekleştirecek olan Fiskobirlik hakkında yerel basında değerlendirmelerde bulunan CHP Giresun İl Başkanı’nı, konuya göstermiş olduğu hassasiyet nedeniyle, kutluyorum. Ancak söz konusu açıklamada yer alan “Arsa satışı ile borç ödenmez” ifadesinin mevcut süreç ve fiili durumla örtüşmediği kanaatini taşıdığımı da özellikle belirtmek isterim. Bu nedenle hem imar revizyonu süreci hem de Fiskobirlik’e ait satılan araziyle ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bazı hususların açıklığa kavuşturulmasının gerekli olduğu düşüncesindeyim.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, söz konusu satışın gündeme geldiği ve gerçekleştiği dönemde konuya ilişkin tavrımızı hem Fiskobirlik yönetimine hem de CHP’li Giresun Belediyesine açık ve net şekilde iletmiş bulunmaktayız. Giresun açısından önem arz eden bu meselede, tamamen siyaset üstü bir anlayışla yaptığımız uyarı ve çağrıların ne yazık ki karşılık bulmadığı da kamuoyunun malumudur.
Bilindiği üzere taşınmaz alım-satımlarında imar durumu, plan notları, altyapı koşulları, yol terkleri ve benzeri unsurlar hukuken ve fiilen belirleyici kriterlerdir. En küçük bir arsa alımında dahi bu hususlar titizlikle araştırılırken, yaklaşık 7 dönüm büyüklüğünde ve imara kapalı bir taşınmazın milyonlarca lira bedelle el değiştirmesi, hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır.
Bu noktada kamuoyunun sorması gereken temel soru şudur:
İmara kapalı bir taşınmaza bu denli yüksek bir bedel, kim ya da kimler tarafından, hangi bilgiye, beklentiye veya öngörüye dayanılarak ödenmiştir?
Şayet bu taşınmazın imar durumunda değişiklik yapılacağı yönünde bir beklenti, taahhüt veya dolaylı bir güvence söz konusu olmasaydı:
– Bu taşınmaz bu bedellerle alıcı bulabilir miydi?
– Fiskobirlik bu satışı aynı koşullarda gerçekleştirebilir miydi?
Bu sorular kişisel kanaatlere değil, hukuki ve idari süreçlerin şeffaflığına ilişkin olarak cevaplanması gereken meşru ve haklı sorulardır.
Öte yandan, askı sürecinde olan imar revizyon planı dikkate alındığında, Fiskobirlik arazisinin satış sürecinde ortaya çıkan soru işaretlerinin yeni planlama sürecine dair de ciddi ve haklı endişeler doğurduğu açıktır. Nitekim belediye meclisinde yapılan oylamaya bazı CHP meclis üyelerinin katılmamış olması, bu tereddütlerin yalnızca tarafımızca değil, farklı kesimlerce de paylaşıldığını göstermektedir.
Hukuki açıdan bakıldığında imar planı değişikliklerinin kamu yararı ilkesine dayanması, eşitlik ve objektiflik kriterlerini taşıması, kişi ya da belirli taşınmazlar lehine özel sonuçlar doğurmaması esastır. Aksi durumlar, idari işlemlerin iptaline ve telafisi güç zararların doğmasına yol açabilecek niteliktedir.
Bu çerçevede, imara kapalı bir taşınmaza yapılan yatırımın kamuoyunda ancak iki makul gerekçeyle açıklanabileceği değerlendirilmektedir:
Birincisi, bu zamana kadar bir türlü kamulaştırılamayan, hayırsever bir yaklaşımla söz konusu arazinin üniversiteye kazandırılması ve şehre, bilime katkı sunulmasının hedeflenmesi;
İkincisi ise, fındık üretimiyle öne çıkan bölgemizin gerçekleri doğrultusunda, bu alanın tarımsal amaçlı, örneğin fındık kurutma harmanı olarak (!) değerlendirilmesidir.
Bunların dışında kalan beklentilerin, imar hukuku ve şehircilik ilkeleri bakımından ayrıca sorgulanması gerekmektedir.
Bu arazi satışı şu vahim durumu da gözler önüne sermiştir: Şahsi menfaatler mevzu bahis olduğunda Giresun’un ikbali, her türlü ideolojik ve siyasi aidiyet hiçbir anlam ifade etmemekte, günlük hayatta birbirlerine, tabir-i caizse, mermi atan kişiler “Söz konusu şahsi menfaatse gerisi teferruattır!” dercesine kol kola girip ortak hareket edebilmektedir.
Askıya çıkarılan imar planı yüzeysel incelendiğinde bile, belirli parsellere yapılmak istenilen imar planı değişikliği ile oluşan yoğunluk artışının dengelenmesi amacıyla, komşu parsellerde bulunan mülkiyetlerin emsal değerlerinde düşüşe gidildiği; bu nedenle söz konusu parsel sahiplerinin kazanılmış ve planlama ilkeleriyle güvence altına alınmış imar haklarının kaybı görülmüştür.
İmar revizyonlarına ilkesel olarak karşı olmadığımızı özellikle belirtmek isterim. Aksine, imar revizyonları şehirlerin planlı gelişimi açısından zorunlu ve hayati düzenlemelerdir. Ancak bu düzenlemelerin, bireysel menfaatler doğrultusunda değil; kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve hukuka uygunluk esas alınarak yapılması zorunludur.
Bu nedenle, alelacele geçirilmiş olan bu imar planını detaylı inceledikten sonra askı süreci içerisinde gerek gördüğümüz yerlerine; şehir menfaatlerinin şahıs menfaatlerinden geri plana itildiği kanaatini uyandıran ve hukuki şüphe barındıran, hem Giresun’un geleceği için hem de vatandaşlarımız mağduriyetlerini ortadan kaldırılması adına; her bir imar uygulaması hakkında itiraz hakkımızı saklı tuttuğumuzu kamuoyuna saygılarımla bildiririm.
Yorumlar